Dram
-
Avın Ardından
After The Hunt: Akademi Koridorlarında “Av” ve “Avcı”nın Yer Değiştirdiği Psikolojik Bir Savaş Üniversite kampüslerini sadece vizeler, finaller ve kantindeki bayat tostlardan ibaret sanıyorsanız, Luca Guadagnino’nun son bombası After The Hunt size o diplomaları yeniden sorgulatacak. Call Me by Your Name ile kalbimizi kıran, Challengers ile tenis kortunu bir savaş alanına çeviren Guadagnino, bu kez kamerasını akademik dünyanın steril ama…
Devamını Oku » -
Parçalı Yıllar
Parçalı Yıllar: Hamlet Oynamak İsterken “Parçala Behçet”e Dönüşen Bir Ömrün Hikayesi Yeşilçam tarihi sadece “Sezercik”lerin, “Adile Naşit”lerin kahkahalarından ibaret değildir maalesef. Bir de o meşhur 70’ler ortası vardır ki, Türk sinemasının üzerine kara bir bulut (ya da kimine göre pembe bir sis) gibi çökmüştür. İşte 27 Şubat 2026 tarihinde vizyona girecek olan Parçalı Yıllar, tam da o “Ayıp” yıllara, 1975…
Devamını Oku » -
Aldığımız Nefes
Aldığımız Nefes: Anadolu’nun Bağrında Zehirli Bir Sis ve Baba-Kızın Direnişi Hani şehirden kaçıp köye yerleşme hayalleri kurarız ya; “Gideyim, tavuk besleyeyim, temiz hava alayım” diye… İşte Şeyhmus Altun imzalı Aldığımız Nefes filmi, bu hayallerimizi alıp üzerine kimyasal bir sis perdesi çekiyor ve diyor ki: “O nefes sandığınız kadar kolay alınmıyor!” 1 Mayıs 2026 tarihinde, belki de manidar bir şekilde İşçi…
Devamını Oku » -
Alevlerin Ortasında
Alevlerin Ortasında (Cortafuego): Yas Tutmaya Gittiler, Can Derdine Düştüler! Kabul edelim, filmlerde “kafa dinlemek için ormandaki ıssız eve gitmek” hiçbir zaman iyi bir fikir olmamıştır. Ya bir seri katil çıkar, ya zombiler basar ya da bu filmde olduğu gibi doğa ana “Yeter artık!” diyip kibriti çakar. 20 Şubat 2026 tarihinde vizyona girecek olan İspanyol yapımı gerilim filmi Alevlerin Ortasında (Cortafuego),…
Devamını Oku » -
The Girl Who Escaped: The Kara Robinson Story
The Girl Who Escaped: The Kara Robinson Story – Bir Seri Katilin En Kötü Kabusu: Zeki Bir Kurban! Kabul edelim, hepimiz gece yarısı yatağımızda dönüp dururken “Acaba kaçırılırsam bagajdan nasıl atlarım?” ya da “Seri katilin evine girsem ilk nereye bakarım?” diye hayaller kurmuşuzdur. (Kurmadıysanız tebrikler, ruh sağlığınız yerinde!) Ancak gerçek hayat, Netflix belgesellerindeki gibi ilerlemiyor. Tabii adınız Kara Robinson değilse……
Devamını Oku » -
The Birthday Party
The Birthday Party: 70’lerin Şatafatı, Willem Dafoe’nun Bakışları ve Bir Aile Faciası Şampanyalar patlıyor, Akdeniz’in tuzu genzinizi yakıyor ve 1970’lerin o geniş yakalı gömlekleri rüzgarda dalgalanıyor. Ancak bu partide eksik olan tek şey samimiyet. Willem Dafoe’yu düşünün; hani o gülümserken bile “Acaba beni birazdan yiyecek mi?” diye düşündüğünüz efsanevi aktör. İşte o, bu filmde Aristoteles Onassis benzeri, dünyayı parmağında oynatan…
Devamını Oku » -
Geçmişin Kokusu
Geçmişin Kokusu: Üsküp Sokaklarında Yarım Kalan Bir Aşk Masalı Bazı filmler vardır, izlerken burnunuza taze pişmiş börek kokusu ya da yağmur sonrası toprak kokusu gelir. İşte Geçmişin Kokusu, adının hakkını vererek bizi Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’e, tarihin ve duyguların iç içe geçtiği o büyülü coğrafyaya götürüyor. 24 Nisan 2026 tarihinde vizyona girecek olan bu yapım, sadece bir aşk hikayesi değil;…
Devamını Oku » -
Momo
Momo (2026): Zamanı Çalanlara İnat, Hayatı Yakalama Rehberi Saatlerinize bakmayı bırakın, çünkü birazdan okuyacaklarınız size kaybettiğiniz zamanı geri vermese de, kalan zamanınızı nasıl harcamanız gerektiğini hatırlatacak. Alman edebiyatının dahi çocuğu Michael Ende’nin 1973 yılında yazdığı ve “Zaman hırsızları ve çalınmış zamanı insanlara geri getiren çocuk” alt başlığıyla yayımladığı efsanevi eseri Momo, 13 Şubat 2026 tarihinde sinema salonlarına iniyor. Yönetmen koltuğunda…
Devamını Oku » -
Yeter Vurma Artık
Yeter Vurma Artık: Bir Annenin Çığlığı, Bir Toplumun Sınavı Mendilleri hazırlayın, hatta mümkünse yanınıza koca bir rulo kağıt havlu alın. Çünkü Türk sineması, yine bam telimize basmaya, bizi koltuklarımızda rahatsız etmeye ve boğazımızda o yutkunamadığımız yumruyu bırakmaya geliyor. 6 Şubat 2026 tarihinde vizyona girecek olan Yeter Vurma Artık, isminden de anlaşılacağı üzere sadece bir sinema filmi değil, aynı zamanda bir…
Devamını Oku » -
Serseri
Urchin: Londra Sokaklarında Bir “Serseri”nin Varoluş Çığlığı Londra denince aklınıza ne geliyor? Kırmızı telefon kulübeleri, beş çayı içen kibar teyzeler, Buckingham Sarayı’nın önündeki ciddi askerler… Eğer cevabınız buysa, Urchin filmi size o beş çayını boğazınızda düğümlemeye geliyor. Ünlü oyuncu Harris Dickinson‘ın “Yetti artık başkalarının dediğini yaptığım, biraz da ben yöneteyim” diyerek kamera arkasına geçtiği bu ilk uzun metraj denemesi, 26…
Devamını Oku » -
Hüddam 6: Cinnet
Hüddam 6: Cinnet – Hapı Yutmazsan, Karanlığı Yutarsın! Korku severler, ışıkları kapatın ama mumları hazırlayın; çünkü yerli korku sinemasının “Ağır Abisi” geri döndü. Türk korku sineması denince akla gelen o klasik “köydeki büyücü teyze” temasını, antik Mezopotamya öğretileri ve daha derin bir atmosferle harmanlayan Hüddam serisi, altıncı halkası Hüddam 6: Cinnet ile 6 Şubat 2026 tarihinde vizyona giriyor. Yönetmen Utku…
Devamını Oku » -
Başkanın Pastası
Başkanın Pastası (2026): Un Yok, Şeker Yok Ama “Zorunlu” Bir Kutlama Var! Diktatörün Doğum Gününde Hayatta Kalma Sanatı Selamlar dünya sineması kâşifleri, dramın en hakikisinden hoşlananlar ve “Benim doğum günü pastam bile bu kadar olay olmadı” diyen şanslı azınlık! Bugün inceleme masamızda, 20 Şubat 2026’da vizyona girmesi beklenen, yüreğinizi burkarken bir yandan da insan azmine hayran bırakacak bir yapım var:…
Devamını Oku » -
Ben Bir Yabancıydım
Ben Bir Yabancıydım (2026): Halep’ten Dünyaya Yayılan Bir Kelebek Etkisi ve Omar Sy Sürprizi! Selamlar kaliteli dram arayanlar, “Lupin” dizisinde Omar Sy’ın o çapkın gülüşüne alışıp burada ciddiyetten duvara toslayacak olanlar ve mendillerini şimdiden hazırlayan duygusal sinema severler! Bugün inceleme masamızda, 20 Şubat 2026’da vizyona girmesi beklenen, Berlin Film Festivali’nden (Berlinale) rüzgar gibi geçen ve insanlığın yüzüne ayna tutan sarsıcı…
Devamını Oku » -
Altın Makas
Altın Makas (2026): Paris’in Işıltısı Altında Kesişen Yaralı Hayatlar ve Angelina Jolie’nin Muhteşem Dönüşü Selamlar sinema tutkunları, podyumun tozunu yutmayı hayal edenler ve “Angelina Jolie ne oynasa izlerim, isterse boş duvara baksın” diyen sadık hayran kitlesi! Bugün inceleme masamızda, 15 Mayıs 2026’da vizyona girmesi beklenen ve şimdiden festival kulislerinde fısıltıları dolaşan, Fransız sinemasının zarif dokunuşunu Hollywood yıldızlarıyla harmanlayan Altın Makas…
Devamını Oku » -
Animal Farm
Hayvan Çiftliği (Animal Farm) 2026: Dört Bacak İyi, İki Bacak Kötü… Yoksa Tam Tersi mi? Selamlar sinema severler, distopya hayranları ve evcil hayvanının kendisine gizli gizli “patronluk” tasladığını düşünenler! Bugün inceleme masamızda, edebiyat dünyasının en sarsıcı, en politik ve “bazıları daha eşittir” sözüyle hafızalara kazınan eseri Hayvan Çiftliği (Animal Farm) var. Ancak bu kez elimizde tozlu bir kitap değil; Yüzüklerin…
Devamını Oku » -
Lee Cronin’den Mumya
Lee Cronin’den Mumya (2026): Sargı Bezlerini ve Hazine Avcılarını Unutun, Bu Sefer Kabus Eve Dönüyor! Selamlar korku bağımlıları, “Çocuğum okuldan dönünce bile bir garip bakıyor” diye evham yapan ebeveynler ve Lee Cronin’in Evil Dead Rise filmindeki o meşhur rende sahnesini hala hafızasından silemeyenler! Bugün inceleme masamızda, sinema tarihinin en çok hırpalanan, bazen komediye bazen aksiyona meze edilen ama özünde saf…
Devamını Oku » -
Lovely, Dark, And Deep
Lovely, Dark, And Deep (2023): Ormanın Sonsuz Karanlığında Kayıp Bir Kız Kardeş Arayışı – Barbarian’ın Yıldızından Kozmik Bir Kabus! Selamlar korku sineması tutkunları, “Ben ormana kampa gitmem, ayı çıkar, yetmezmiş gibi bir de kozmik varlıklar musallat olur” diyen tedbirli arkadaşlar ve Barbarian filmindeki performansıyla hepimizi kendine hayran bırakan Georgina Campbell’ı nerede görse izleyenler! Bugün inceleme masamızda, Teresa Sutherland’ın ilk uzun…
Devamını Oku » -
Dracula: A Love Tale
Dracula: A Love Tale – Luc Besson İmzalı, Sonsuz Aşkın ve Kanlı Lanetin Gotik Senfonisi Selamlar karanlığın lordları, güneş ışığından nefret edenler ve “Gerçek aşk için 400 yıl beklerim, gerekirse bütün Londra’yı ısırırım” diyen iflah olmaz romantikler! Bugün inceleme masamızda, sinema tarihinin en çok uyarlanan, en karizmatik ve en dişli karakteri Kont Drakula var. Ancak durun, bu alıştığınız pelerinli süper…
Devamını Oku » -
Die My Love
Die, My Love (2026): Annelik Kutsaldır, Delirmek İse Kaçınılmaz! Kırsalın Ortasında Bir Sinir Krizi Selamlar sinema gurmeleri, “Jennifer Lawrence ağlasa da izlerim” diyenler, Robert Pattinson’ın her filmde nasıl bu kadar farklı göründüğünü anlamaya çalışanlar ve Lynne Ramsay sinemasının o tekinsiz sessizliğini özleyenler! Bugün radarımızda, henüz vizyon tarihi netleşmese de (festival dedikodularına göre 2026’nın en büyük olaylarından biri olacak) şimdiden sinema…
Devamını Oku »

